İnsanlar, maviliklerin sonsuzluğunda, kimi zaman huzur kimi zaman macera bulur. Ancak kimileri için bereketin kaynağıdır. Bazıları için de özgürlüğün simgesidir. Özellikle bazıları için bir yolculuk, bazıları içinse güvenli bir limandır deniz. Hele ki bir gemi kaptanıysanız, bitmeyen bir serüvenin içinde bulursunuz kendinizi. İşte bu yüzden, denizin çağrısı her zaman derinlerde hissedilmektedir.

Çocukluğumda tatil demekti benim için deniz. Uçsuz bucaksız maviliği ilk gördüğümde içimi saran heyecanı hâlâ hissediyorum. Sabahları dingin, akşamları coşkulu dalgalarıyla her an farklı bir yüzünü gösteriyor. Oysa bazen fırtınalar kopar, bazen de kıyıya vuran dalgalarıyla huzur sunar.

Sahilde geçirilen gecelerin ayrı bir büyüsü vardır. Kumlarda ateş yakıp şarkılar söylediğimiz anlar, taşlı kıyılarda suyun çakıl taşları arasından süzülürken çıkardığı melodiler. O beyaz köpüklerin ‘Merve’ olarak adlandırıldığını duyduğumda şaşırmıştım ama artık her köpük dalgasının kendi hikâyesini anlattığını biliyorum.

Denizin Çağrısı: Maviliklerin Büyüsü ve Maviliği Özlemek

Sadece bir su kütlesi değil, konuşan, dinleyen ve bazen cevap veren bir dosttur. Bir dilek fısıldarsınız, dalgalara bırakıp uzaklara yollarsınız. Şairlere, ressamlara ilham olan bu sonsuzluk, bazen özgürlüğü bazen de umut dolu bir bekleyişi temsil eder. Oysa sınır tanımaz dalgalarıyla bazen güç gösterisi yapar, bazen de sadece sığınmak istediğin bir liman olur.

Anılarımda hep bir kıyı manzarası var. Akdeniz’in sıcak sularında serinlemek, Ege’nin rüzgârlı kıyılarında adaların arasında kaybolmak, Marmara’nın hareketliliğini hissetmek, Karadeniz’in hırçın doğasına kapılmak. Her biri farklı bir hikâyenin başlangıcı oldu.

En çok da maviliğin hayatın bir parçası olduğu yerleri özlüyorum. Sokakların kıyıya açıldığı, iyot kokusunun duvarlara sindiği, sahilden geçen vapurlara selam verilen şehirleri. Gökyüzünü martılarla paylaşmak, ufukta süzülen yunusları izlemek.

Şimdi, Ankara’da, içimde büyüyen özlemle hatırlıyorum tüm bunları. Adımı bana layık gören büyüklerime bir kez daha minnettarım; çünkü adım gibi içimde hep o mavi genişlik var.